Melek Kavramı - Kapsamlı Bilgi Dosyası (Bölüm 2)
1. HARUT VE MARUT MESELESİ
Melek Kavramı - Kapsamlı Bilgi Dosyası (Bölüm 2)
Bu dosya, Kur'an perspektifinden melek kavramının derinlemesine analizini, geleneksel anlayışın eleştirisini ve ayetlerin yeniden yorumlanmasını içermektedir.
1. HARUT VE MARUT MESELESİ
Geleneksel Anlayış
- Harut ve Marut, geleneksel İslam anlayışında iki melek olarak kabul edilir.
- Bakara Suresi 102. ayette geçerler.
- Geleneksel görüşe göre bu iki melek insanlara büyü öğretiyormuş ve karı kocanın arasını açıyorlarmış.
Eleştirel Değerlendirme
- Bu anlatı, Yahudi ilahiyatından (Tevrat kaynaklarından) gelen bir hikayedir.
- Kur'an bu hikayeyi alıntılarken kendi mesajını verir.
- Kur'an'ın bu konudaki net mesajı şudur:
- Allah'ın izni olmadan kimse büyü yapamaz.
- Kimse büyü yoluyla karı kocanın arasını açamaz.
- "O büyüyle hiç kimseye zarar veremezler" (Bakara 102).
- Büyücülüğü öğrenenler kendilerine fayda değil zarar verecek şeyi belliyorlardı.
- Büyüyü satın alan kimselerin ahirette hiçbir nasibi yoktur.
Sonuç
- Harut ve Marut diye bir melek yoktur.
- Buradaki "melek" ifadesi, Hz. Süleyman zamanında ortalığı karıştıran kurnaz, siyasi veya ahlaksız insanları tanımlar.
- Kur'an bu kavramı reddeder. Mantıksal olarak da Allah'a rağmen bir meleğin büyü yapması mümkün değildir.
- Büyü diye bir gerçeklik yoktur. Büyü yoluyla kimseye zarar verilemez.
2. KUR'AN'DA GEÇEN MELEK İSİMLERİ
Kur'an'da İsim Olarak Geçen Melekler
- Kur'an'da isim olarak sadece iki melek geçer: Cebrail ve Mikail.
- İsrafil, Azrail ve diğer melek isimleri Kur'an'da yer almaz.
- Bu isimler geleneksel kaynaklardan ve Yahudi ilahiyatından gelir.
- Mikail de Yahudi melek isimlerinden birisidir.
3. İSRAFİL VE SUR MESELESİ
Geleneksel Anlayış
- Geleneksel anlayışa göre İsrafil meleği kıyamete yakın veya kıyamet olduğunda bir borudan (sur) üflermiş.
- Bu anlayış "Sur-i İsrafil" olarak bilinir.
Kur'an'ın Gerçek Söylemi
Neml 87:
"Sur'a üfürüldüğü gün, Allah'ın diledikleri müstesna, göklerde ve yerde bulunanlar hep dehşete kapılır. Hepsi boyunları bükük olarak ona gelir."
Zümer 68:
"Sur'a üfürülmüştür. Allah'ın diledikleri müstesna, göklerde ve yerde kim varsa çarpılıp yıkılmıştır. Sonra ona bir daha üflenmiştir. Bu defa da hep onlar kalkmış bakıyorlardır."
Sur Üfürülmesinin Gerçek Anlamı
- Sur üfürülmesi tamamen sembolik bir ifadedir.
- Fiili olarak bir üfleme, bir boru veya İsrafil meleği yoktur.
- "Ruhumdan üfürdüğüm zaman" ifadesi nasıl sembolikse, sur üfürülmesi de öyledir.
- Adem'e "ruh üfürülmesi" nasıl onun bilgi ve eylem boyutunda kalitesinin yükselmesini ifade ediyorsa, sur üfürülmesi de aynı mantıkla anlaşılmalıdır.
Sur Üfürülmesinin Tanımı
Sur üfürülmesi; yaşamda, yerde, gökte, insanda ve varlığın tümünde meydana gelecek radikal değişimin ön habercisidir.
Bu kavram şu alanlarda karşılık bulur:
- Doğada: Depremin ön habercisi, fırtınanın ön habercisi gibi doğal olaylardır.
- Toplumda: Toplumsal alt üst oluşlar ve köklü değişimlerdir.
- Bireyde: Kişinin zihin dünyasında yaşadığı radikal değişim ve dönüşümdür.
- Peygamber örneği: Hz. Muhammed'in Hira Mağarası'na çıkması, hayatında bir "sur üfürülmesi"dir. Önce rüya şeklinde başlayan, sonra fiile dönen bir alt üst oluş ve radikal değişimdir. "Ayağa kalkmak" = farkındalık halinde ayağa kalkmak, idrak olarak canlanmak, yeniden yaratılmak demektir.
Cemre Analojisi
- Türk kültüründe "havaya düşen cemre, suya düşen cemre, toprağa düşen cemre" ifadesi nasıl sembolikse (düşen bir şey yoktur, suyun/havanın/toprağın ısınması anlatılır), sur üfürülmesi de aynı şekilde semboliktir.
"Allah'ın Diledikleri Müstesna" İfadesinin Anlamı
- Allah'ın diledikleri, o değişim aşamasını zaten yaşamış olanlardır.
- Uyarıya muhatap olmuş ve değişimi gerçekleştirmiş kişilerdir (Hz. Muhammed örneği gibi).
4. KIYAMET KAVRAMI
Geleneksel Anlayışın Eleştirisi
- Kıyamet, bir defaya mahsus olacak bir olay değildir.
- Kıyamet sürekli olmakta olandır.
Kıyametin Gerçek Anlamı
- Her varlığın kendi bağlamında yeniden hayat bulmasıdır.
- İnsanda: idrak olarak, algısal olarak yeniden canlanmadır.
- Doğada: mevsimlerin değişimi bitkisel hayatın kıyametidir.
- Her türlü dönüşüm ve değişim, var ve yok oluş kıyametin kendisidir.
Kıyametin Süreklilik İlkesi
- Kur'an'ın genel konsepti, olayları "olmakta olan" şeyler olarak anlatır.
- Denizin yarılmasından İbrahim'in ateşe atılmasına kadar tüm olaylar, bir defaya mahsus değil sürekli olan şeyleri anlatır.
- Buzul çağına girmek büyük bir kıyamettir. İklim değişikliği bir başka kıyamettir.
- İnsan hayatında sürekli kıyametlere şahit olunur veya okunur.
Kıyametin Bilinmezliği
- Kıyametin ne zaman olacağı peygambere sorulmuş, Kur'an "Sen ne bileceksin" demiştir.
- Kıyametin bilinebileceği bilgisi Kur'an tarafından reddedilmiştir.
Zümer 67 - Sağ El ve Sembolik Anlatım
"Allah'ı hakkıyla takdir edemediler. Halbuki bütün yer kıyamet günü onun avucundadır/sağ elindedir."
- Burada sembolik bir anlatım vardır. Allah'ın sağ eli veya sol eli gerçek anlamda yoktur.
- "Sağ el" (yemin ehli) Kur'an'da olumlu anlamda kullanılır.
- "Şimal ehli" ise olumsuz anlamda geçer.
- Kıyamet günü burada her varlığın kendi bağlamında yeniden hayat bulmasını ifade eder.
5. YASİN 51 - CEDİS (CESET) VE KABİR MESELESİ
Yasin 51 Ayetinin Analizi
- Geleneksel çeviri: "Sur'a üflenince kabirlerinden Rablerine koşarak çıkarlar."
- Orijinal metinde kabir sözcüğü yoktur. Orada geçen kelime "ecdas" yani cesettir.
Doğru Anlam
- Sur üflenince = bireyin algısal dünyasında radikal bir değişim işareti başlayınca
- Ecdas (ceset) = yaşayan bedenin kendisi (canlı insanın cesedi)
- "Rablerine koşarlar" = bedenin içinden algı dünyasının genişlemesi ve idrake doğru koşması
- Yaşarken, idraksel olarak gelişmek = dirilmek
- Rabbine koşmak = bu idraksel dirilişin sonucudur
- Topraktan dirilme söz konusu değildir.
6. KUR'AN'DAKİ ABARTILI KIYAMET SENARYOLARI
Gök Dürülmesi, Yıldızların Dökülmesi vb.
- "Yer dürüldü, gök dürüldü, yıldızlar aktı/yok edildi" gibi ifadeler varlıktaki değişimlere dikkat çekmek için kullanılan abartılı senaryolardır.
- Bu olaylar gerçekleşmiş değildir ve bu şekilde olacağı anlamına da gelmez.
- Gök bir kağıt parçası veya bez parçası değildir ki dürülsün.
- Yıldızlar gökten düşmez veya dökülmez.
- Amaç: İnsanların dikkatini çekmek ve değişimlerin büyüklüğünü vurgulamaktır.
- Kur'an soyut kavramları somutlaştırarak anlatmak durumundadır, çünkü başka türlü insanların dikkati çekilememektedir.
7. İBRAHİM VE LUT PEYGAMBERLERİNE GELEN "MELEKLER"
Ayetler
- Hud 69-83 ve Hicr 51-71'de anlatılır.
- "Elçilerimizi gönderdik" ifadesi kullanılır.
Olay Özeti
- İbrahim'e iki kişi gelir. İbrahim onları hoş karşılar, buzağı pişirip önlerine getirir.
- Gelenler yemeklerine el sürmez, yemezler.
- Geleneksel yorum: "Melekler yemez, bu yüzden bunlar melektir."
- Gelenler İbrahim'e müjde verir: İshak ve Yakup adında çocuk ve torun olacaktır.
- İbrahim'in karısı itiraz eder: "Ben yaşlı bir kadınım, nasıl çocuğum olabilir?"
- Cevap: "Allah dilerse olur."
Gerçek Mesaj
- Bu hadise tamamen eskilerin hikayesidir (Tevrat hikayeleri).
- Kur'an bu hikayeyi kullanarak vermek istediği mesaj: Yaşamda imkansızlık diye bir şey yoktur. Şartlar ve imkanlar el verirse her şey mümkündür.
- Yaşlı bir kadının bile doğum yapabileceği üzerinden "imkansızlığın reddi" mesajı verilmektedir.
İshak ve Yakup'un Zikredilme Sebebi
- İbrahim'in soyunun Yahudiliğin İshak ve onun oğlu Yakup'la devam ettiği,
- Peygamber soyunun oradan değil İsmail'den geldiğine ima vardır.
"Rahimlerdekini Allah bilir" Çelişkisi
- Başka bir ayette "Rahimlerdekini Allah bilir" denirken, iki meleğin gelip doğacak çocukları haber vermesi tutarsızdır.
- Bu, anlatının Yahudi hikayesi olduğunu ve Kur'an'ın bu hikayeden farklı bir mesaj çıkardığını gösterir.
Lut Kavmi Bölümü
- Aynı elçiler Lut'a gider. Lut kavmi eşcinsel bir topluluktu.
- Kavim, gelen iki kişiye tecavüz etmeyi düşünür.
- Bu da sembolik bir Yahudi hikayesidir.
- Kur'an bu hikayeyi eşcinsel ilişkileri kötülemek ve lanetlemek için kullanmıştır.
- Yahudi kaynaklarında hikayenin devamında Lut'un kızlarının mağarada babalarıyla birleşmesi anlatılır - Kur'an bu aşağılayıcı bölümü hiç almamıştır.
Önemli İlke
- Yahudi hikayelerinin Kur'an'da yer alıp almadığına dikkat edilmelidir.
- Kur'an, bu hikayelerden kendi mesajını çıkarır; hikayenin kendisini doğrulamaz.
8. MERYEM MESELESİ VE İSA'NIN BABASI
Meryem Suresi'ndeki Ayetler (Meryem 17-22)
- Meryem onlarla kendi arasına bir perde çekmişti.
- "Biz ona ruhumuzu gönderdik de o kendisine tastamam bir insan şeklinde göründü."
- Meryem: "Eğer Allah'tan sakınan bir kimse isen, senden Rahman'a sığınırım" dedi.
- Gelen: "Ben Rabbinin elçisiyim. Sana bir erkek evlat vermeye geldim" dedi.
- Meryem: "Bana hiçbir insan dokunmadığı ve iffetsiz bir kadın olmadığım halde benim nasıl çocuğum olabilir?" dedi.
- Cevap: "Bu böyledir. Rabbin 'Bu bana kolaydır' dedi. Onu insanlar için bir delil ve katımızdan bir rahmet kılacağız. Bu, kararlaştırılmış bir iştir."
- Böylece Meryem gebe kaldı ve ıssız uzak bir yere çekildi.
Geleneksel Yorumun Eleştirisi
"Ruhumuzu gönderdik" ifadesi:
- Geleneksel tefsirler bunu Cebrail meleği olarak yorumlar.
- Ancak ayet açıkça "tastamam bir insan şeklinde göründü" der.
- Neden "melek" denilsin ki ayet "insan" diyor?
"Ruh" kavramının anlamı:
- "Ruhumuzu gönderdik" ifadesindeki ruh, güvenilir ve sevilen bir insanı temsil eder.
- Günlük dilde "ruhundansın" veya "seni ruhum gibi seviyorum" denildiği gibi, güvenilir bir insan tipi anlatılmaktadır.
"Rabbinin elçisiyim" ifadesi:
- "Elçi" kelimesi geleneksel yorumda melek anlamında kullanılıyor.
- Ancak elçi, insan da olabilir.
Meryem'in Hamile Kalması - Mantıksal Analiz
- Meryem'in kendisi soruyor: "Bana hiçbir insan dokunmadığı halde nasıl çocuğum olabilir?"
- Meryem'in kendi ifadesiyle Kur'an şunu söyler: Bir çocuğun olabilmesi için bir erkekle birleşmek gerekir.
- "Rabbin dilerse olur" = İstersen ve bu eylem gerçekleşirse olur.
- Bu, basit bir insani diyalogdur.
Neden Vahiy Yoluyla Bildirilmedi?
- Meryem zaten vahiy alan biriydi.
- Eğer bu bir melek meselesiyse, Allah neden doğrudan vahiyle "Seni hükmümle hamile bıraktım, bir çocuğun olacak" demedi?
- Bu senaryonun yazılma sebebi, Meryem'in nasıl hamile kaldığını anlatmaktır.
İsa'nın Babası Meselesi
- Hristiyan dünyası İsa'nın babasız olduğuna inanır.
- Ancak Kur'an'a göre İsa'nın babası vardır.
Hucurat 13 Ayeti:
"Ey insanlar, sizi bir dişi ve bir erkekten dünyaya getirdik."
- Bu kesin bir ayettir. Her insan bir anne ve babadan gelir. İstisna yoktur.
- Kur'an kendisiyle çelişmez.
İsa'nın Babası: Zekeriya
- Meryem çok genç yaşta mabede kendini vakfetmişti.
- Zekeriya peygamber, Meryem'in bakıcılığına/koruyuculuğuna memur edilmişti.
- İsa'nın babası Zekeriya peygamberdir.
Destekleyici Kanıtlar:
- Zekeriya neden öldürüldü? Bu soru araştırılmalıdır.
- Hristiyanlık, Meryem'in koruyucusu olmasına rağmen Zekeriya'yı neden gündeme getirmez?
- Zekeriya'nın oğlu Yahya, İsa ve Zekeriya'nın kendisi - hepsi Zekeriya'nın "yetersizliğinin" kurbanı olmuşlardır.
- O dönemde Yahudi çevreleri İsa'yı gayrimeşru bir çocuk olarak kabul etmişti.
- Meryem bile "fahişe" olarak nitelendirilmişti (haşa).
- Bu nedenle orada tutunamadılar ve Mısır'a kaçtılar.
Ali İmran 59 - "İsa, Adem Gibidir" Ayetinin Analizi
- Geleneksel yorum: "Adem'in babası yok, İsa'nın da babası yok - ikisi benzer."
- Eleştiri: Geleneksel anlayışa göre Adem'in ne annesi ne babası var. İsa'nın ise annesi var ama babası yok. O zaman neresi benzer?
- Gerçek anlam: İsa da Adem gibi insandır. Ne Rab'dır, ne Allah'ın oğludur. Ortak payda sadece insan olmalarıdır.
- Bu ayet, İsa'nın ilahlaştırılmasını reddetmek için kullanılmıştır.
9. CEBRAİL KAVRAMI VE HZ. MUHAMMED
"Cebrail'i Asli Suretinde Görme" İddiası
- Geleneksel anlayış: Hz. Muhammed, Cebrail'i iki kez asli suretinde görmüştür.
- Eleştiri: Cebrail varlıksal bir özne değildir ki asli sureti olsun.
- Melek bir varlık değil, bir olgudur. Asli sureti diye bir suret yoktur.
Fetret-i Vahiy Dönemi Anlatıları
- İlk vahiyden sonra bir kaotik durum olmuş, vahiy kesilmiş.
- Geleneksel anlatıya göre Hz. Muhammed Cebrail'i tahtta yukarıda görmüş ve Miraç olayında görmüş.
- Bu anlatılar Arap hayal gücünün uydurmasıdır.
Cebrail'in Geleneksel İsimleri ve Eleştirisi
Geleneksel anlayışa göre Cebrail'in beş farklı ismi vardır:
- Cibril
- Ruhul Kudüs
- Ruhül Emin
- Ruh
- Resul
Bu beş farklı ismin tek bir varlığa atfedilmesi, Cebrail diye kalıcı, varlıksal bir öznenin olmadığının kanıtıdır.
Cebrail'in Tanımı
Cebrail = Peygamberin yaratıcı muhayyile (hayal gücü) ve tasavvur gücünün simgesel ifadesidir.
10. MELEK KAVRAMININ NİHAİ TANIMI
Melek Nedir?
- Varlıkta ve insanda olup biten eylemlerin, fiillerin peygamberin algısına yansımasıdır.
- Bu yansıma vahye (söze) dönüşünce Kur'an meydana gelir.
- Melek = inanan, gören, okumasını bilen kişi için fiillerin insan algısındaki yansımasıdır.
- Günümüzdeki karşılığı: öngörü veya vizyon.
Melek Algısının Evrenselliği
- Melek peygambere mahsus özel bir durum değildir.
- Gören, bilen, akleden, düşünen ve inanan herkes melekle iç içe yaşar.
- Fiillerden anlam çıkarabilmeyi beceren herkes meleklerle muhataplık kurmuş demektir.
Her Şey Melektir
- Mesaj verme bakımından hava, su, toprak, gök, yer, insanlar - her şey melektir.
- Ancak bu, ancak okumasını bilen, fiillerden anlam çıkarabilen bakış açısıyla mümkündür.
Melek Kavramını Doğru Anlamanın Faydası
- Zihin dünyasını bilinmezlerle haşır neşir olmaktan kurtarır.
- Kur'an'ın verdiği mesajın ne olduğu konusunda kesin bir anlayış kazandırır.
- Zihinsel karmaşadan kurtulma sağlar.
11. GENEL İLKELER VE ÖZET
Kur'an'ın Anlatım Yöntemi
- Kur'an, "eskilerin hikayeleri"ni (Tevrat/İncil anlatıları) alarak kendi mesajını verir.
- Hikayenin kendisini doğrulamaz; hikayeden çıkarılacak mesajı vurgular.
- Soyut kavramları somutlaştırarak anlatır.
- Abartılı senaryolar dikkat çekmek içindir, literal olarak anlaşılmamalıdır.
Kur'an'da Olmayan Kavramlar
- İsrafil meleği yoktur.
- Sur diye fiziksel bir boru yoktur.
- Harut ve Marut diye melekler yoktur.
- Cebrail'in asli sureti diye bir şey yoktur.
- Kabirlerden fiziksel dirilme yoktur.
- Babasız doğum yoktur.
Kur'an'da Olan Kavramlar
- Sur üfürülmesi = radikal değişimin sembolik ifadesi
- Kıyamet = sürekli olan dönüşüm ve değişim süreci
- Melek = fiillerin insan algısındaki yansıması, öngörü, vizyon
- Cebrail = peygamberin yaratıcı muhayyile ve tasavvur gücünün simgesi
- Her insan bir anne ve babadan gelir (istisna yoktur)
- Kur'an'daki olaylar tek seferlik değil, sürekli tekrarlanan olgulardır
Anahtar Ayetler
| Ayet | Konu |
|---|---|
| Bakara 102 | Harut-Marut, büyünün reddi |
| Neml 87 | Sur üfürülmesi - sembolik değişim |
| Zümer 67-68 | Sağ el sembolizmi, sur üfürülmesi |
| Yasin 51 | Ecdas (ceset), kabir değil |
| Hud 69-83 | İbrahim'e gelen elçiler |
| Hicr 51-71 | Lut kavmi |
| Meryem 17-22 | Meryem'e gelen insan |
| Ali İmran 59 | İsa Adem gibi insandır |
| Hucurat 13 | Her insan bir erkek ve dişiden gelir |
İlgili Kavramlar
İlgili Yazılar
Melek Kavramı — Kapsamlı Bilgi Dosyası (Bölüm 1)
Varlıklar iki temel kategoriye ayrılır: Hükmi varlıklar dış dünyada bağımsız gerçek varlıklar olarak mevcut değildir. Bunlar algısal gerçeklerdir, zihinsel değerlerdir. Gerçek varlıkların iman edilmesine ihtiyaç yoktur — dağ vardır, dağa iman etmeye gerek yoktur; nehir vardır, nehre iman etmeye lüzum yoktur.
Kur'an'da Sembolizm, Adem Kavramı ve İsimlerin Öğretilmesi
Kur'an'daki kıssalar (Musa'nın denizi yarması, İbrahim'in ateşe atılması, Nuh'un gemisi vb. ) tarihsel olarak gerçekten yaşanmış olaylar olarak değil, sembolik anlatımlar (misaller) olarak değerlendirilmelidir. Bu hikayeler insanlığın ortak deneyimlerinden beslenen, insanları etkileyen anlatılardır.
Kur'an Tefsirinde Tevrat'ın Etkileri
Kur'an'ın ve İncil'in ana kaynaklarından biri Tevrat'tır. İncil'in neredeyse tamamı Tevrat kaynaklıdır. Kur'an'daki yaklaşık üç peygamber hariç bütün peygamberler, Tevrat'ta adı geçen İsrailoğulları peygamberleridir.
Kur'an ve Sembolizm – Temel Kavramlar ve İlkeler (Bölüm 2)
Bu belge; Kur'an'ın sembolik dili, yaşam odaklı mesajı, mistisizm eleştirisi, melek-cin-şeytan kavramlarının gerçek anlamı, esfele safilin-ahsen-i takvim kavramları, Kur'an'ı bugünleştirme gerekliliği, deizm eleştirisi ve bilgi-bilgelik ayrımı konularını kapsamlı şekilde ele alır. Kur'an insanları yaşam alanına davet eder, yaşam dışı bir alana değil. "Gözleri var görmezler, kulakları var duymazlar" ifadesi; yaşamın içindeki hakikatleri görme ve duyma kapasitesiyle ilgilidir.