Ruh

İnsanın bilinç ve farkındalık boyutu

Geleneksel Anlam

Geleneksel İslam anlayışında ruh, Allah tarafından insanın bedenine üflenen ilahi ve manevi bir cevherdir. Ruh, bedenden bağımsız bir varlığa sahip olup ölümle birlikte bedeni terk eder ve berzah alemine geçer. Hz.

Adem'e ruh üflenmesi, insanın diğer canlılardan ayrıcalıklı kılınmasının temel sebebi olarak kabul edilir. Ruhun mahiyeti büyük ölçüde 'gayb' kapsamında değerlendirilir; İsra Suresi 85. ayette 'Ruh, Rabbimin emrindendir' buyurularak insanın bu konudaki bilgisinin sınırlı olduğu vurgulanır.

Yeniden Yorumlanan Anlam

Bu yaklaşımda ruh, insanın bilinç, farkındalık ve idrak kapasitesinin bütünüdür. Bedene dışarıdan giren ayrı bir varlık değil, insanın anlam üretme, düşünme ve kendini bilme yetisinin ifadesidir. Kur'an'da ruh üflenmesinden bahsedilmesi, insana bilinç ve akıl yetisinin verilmesine yapılan sembolik bir atıftır.

Ruh kavramı bu çerçevede, insanı salt biyolojik bir organizmadan ayıran üst düzey farkındalık ve anlam arayışı kapasitesini temsil eder. Dolayısıyla ruh, metafizik bir töz değil; bilincin, iradenin ve derin kavrayışın bileşik adıdır.

İlişkili Kavramlar

Temel İlkelerimiz

Bu platformun dayandığı dört temel yaklaşım.

Akıl ve Mantık Temelli

Kur’anı geleneksel kalıpların ve Aristo mantığının dışında, kendi iç mantığıyla anlamaya çalışıyoruz.

Kur’an Merkezli

İsrailiyat etkisini, hadis rivayetlerinin sorunlarını ve Tevrat kaynaklı anlatıları eleştirel gözle değerlendiriyoruz.

Sorgulayıcı

Sorgulamak imanın zıttı değildir. Kur’an sürekli olarak “akletme”, “düşünme” ve “tefekkür” çağrısında bulunur.

Yaşam Odaklı

Din, ölüm sonrası için değil, yaşam için bir rehberdir. Cennet ve cehennem bu dünyanın kavramlarıdır.

Arama

Sayfa, yazı veya kavram arayın.