Cin

Gizli kalan, görünmeyen gerçeklikler

Geleneksel Anlam

Geleneksel İslam inancında cinler, ateşten (dumansız, yakıcı bir alevden) yaratılmış, insanlar gibi irade sahibi olan görünmez varlıklardır. İnanan ve inanmayan cinler bulunur; Cin Suresi'nde bir grup cinnin Kur'an'ı dinleyerek iman ettiği anlatılır. Cinlerin insanlara musallat olabileceği, çarptığı ve hatta beden üzerinde hakimiyet kurabileceği yaygın olarak kabul edilir.

Hz. Süleyman'ın cinleri emri altına alması, cinlerin fiziksel dünyada iş görebildiklerinin delili olarak gösterilir.

Yeniden Yorumlanan Anlam

Bu yaklaşımda cin kavramı, gizli kalan, görünmeyen gerçeklikleri ve örtülü olguları temsil eder. Arapça'da 'cinn' kökü, gizlilik ve örtülü olma anlamı taşır; nitekim 'cennet' (gizli bahçe) ve 'cenin' (ana rahmindeki gizli varlık) kelimeleri de aynı köktendir. Kur'an'da cinlerden söz edilmesi, insanın henüz tam olarak kavrayamadığı, algı sınırlarının ötesindeki gerçekliklere dikkat çekmek olarak okunabilir.

Hz. Süleyman kıssasında cinlerin hizmet etmesi, bilinmeyen güçlerin ve gizli bilginin akıl yoluyla kontrol altına alınmasının sembolik anlatımıdır. Bu bakış açısıyla cin, doğaüstü bir yaratık değil; keşfedilmeyi bekleyen, henüz aydınlatılamamış bilgi ve olgu alanlarının metaforudur.

İlişkili Kavramlar

Temel İlkelerimiz

Bu platformun dayandığı dört temel yaklaşım.

Akıl ve Mantık Temelli

Kur’anı geleneksel kalıpların ve Aristo mantığının dışında, kendi iç mantığıyla anlamaya çalışıyoruz.

Kur’an Merkezli

İsrailiyat etkisini, hadis rivayetlerinin sorunlarını ve Tevrat kaynaklı anlatıları eleştirel gözle değerlendiriyoruz.

Sorgulayıcı

Sorgulamak imanın zıttı değildir. Kur’an sürekli olarak “akletme”, “düşünme” ve “tefekkür” çağrısında bulunur.

Yaşam Odaklı

Din, ölüm sonrası için değil, yaşam için bir rehberdir. Cennet ve cehennem bu dünyanın kavramlarıdır.

Arama

Sayfa, yazı veya kavram arayın.