Ana içeriğe geç

Muvahhit

Varlığın birliğini kavrayan ve yaşayan düşünür

Geleneksel Anlam

Muvahhit, İslam geleneğinde tevhit inancını benimseyen, yani Allah'ın birliğine ve tekliğine iman eden kişi demektir. Muvahhit, şirkten ve putperestlikten uzak durarak yalnızca Allah'a kulluk eder ve O'ndan başka ilah tanımaz. Tarihsel olarak İbrahim peygamber ilk muvahhit olarak kabul edilir ve 'Hanif' sıfatıyla anılır.

İslam toplumunda muvahhit olmak, doğru akideye sahip olmak ve bidat ile hurafelerden uzak durmak anlamına gelir. Özellikle Vahhabi geleneğinde muvahhit kavramı, katı bir tevhid anlayışının savunucusu olmayı ifade eder.

Yeniden Yorumlanan Anlam

Muvahhit, varlığın birliğini ve bütünlüğünü kavrayan, bu kavrayışı yaşamının her alanına yansıtan bilinçli düşünürdür. Muvahhit olmak, bir mezhebe veya akideye bağlanmaktan çok, evreni parçalı değil bütünsel algılama kapasitesine ulaşmak demektir. Bu kişi, sahte otoritelere, ideolojik dogmalara ve toplumsal baskılara teslim olmayı reddederek yalnızca hakikate ve akla bağlı kalır.

Muvahhidin düşmanı putlar değil, bilinci parçalayan her türlü yanılsama, önyargı ve körü körüne taklit geleneğidir. Gerçek muvahhit, sürekli sorgulayan, evreni anlama çabası içinde olan ve hiçbir otoriteyi mutlaklaştırmayan özgür bir akıldır.

İlişkili Kavramlar

Temel İlkelerimiz

Bu platformun dayandığı dört temel yaklaşım.

Akıl ve Mantık Temelli

Kur’anı geleneksel kalıpların ve Aristo mantığının dışında, kendi iç mantığıyla anlamaya çalışıyoruz.

Kur’an Merkezli

İsrailiyat etkisini, hadis rivayetlerinin sorunlarını ve Tevrat kaynaklı anlatıları eleştirel gözle değerlendiriyoruz.

Sorgulayıcı

Sorgulamak imanın zıttı değildir. Kur’an sürekli olarak “akletme”, “düşünme” ve “tefekkür” çağrısında bulunur.

Yaşam Odaklı

Din, ölüm sonrası için değil, yaşam için bir rehberdir. Cennet ve cehennem bu dünyanın kavramlarıdır.

Arama

Sayfa, yazı veya kavram arayın.