Allah
Mutlak varlık, tüm isimlerin ve sıfatların kaynağı
Geleneksel Anlam
Geleneksel İslam teolojisinde Allah, eşi ve benzeri olmayan, doğmamış ve doğurulmamış, her şeyi yaratan yüce Tanrı'nın özel adıdır. O, göklerin ve yerin yaratıcısı, tüm kâinatın mutlak hâkimi olup 99 güzel isimle (Esmâ-ül Hüsnâ) anılır. Allah, insanlardan iman, ibadet ve itaat bekleyen, ahirette hesap soracak olan, mükâfat ve ceza veren aşkın bir varlıktır.
Kelime-i tevhitteki 'Lâ ilâhe illallah' ifadesi, O'ndan başka ilah olmadığını ve yalnızca O'na kulluk edilmesi gerektiğini bildirir. İslam'ın beş şartı ve altı iman esası, tamamıyla Allah'a olan bağlılık ve O'nun emirlerine uyma üzerine kuruludur.
Yeniden Yorumlanan Anlam
Bu yaklaşımda Allah, bir kişi ya da tahtında oturan bir hükümdar değil; mutlak varlığın kendisi, var olan her şeyin kaynağı ve özüdür. 'Allah' ismi, tüm isimlerin ve sıfatların ötesindeki, tanımlanamaz ve sınırlandırılamaz olan nihai gerçekliği işaret eder. Esmâ-ül Hüsnâ bu bağlamda, mutlak varlığın farklı boyutlarda ve katmanlarda kendini ifade etme biçimleridir; her isim, evrensel bir ilkenin veya yasanın sembolik karşılığıdır.
Allah kavramı, insanın dışında bir yerlerde değil, tüm varoluşun dokusuna işlenmiş olan birliğin ve bütünlüğün adıdır. O'nu anlamak, evreni ve kendi bilincini derinlemesine tanımak anlamına gelir; bu da ancak akıl, gözlem ve tefekkür yoluyla mümkündür.