Ana içeriğe geç

Hu

Mutlak varlığın tezahürü ve işareti

Geleneksel Anlam

Geleneksel İslam anlayışında 'Hû', Arapça'da 'O' anlamına gelen bir zamirdir ve doğrudan Allah'a işaret eder. Tasavvuf geleneğinde özellikle zikir esnasında tekrarlanan 'Hû' ifadesi, Allah'ın varlığını hatırlamak ve O'na yönelmek için kullanılır. 'Kul hüvallahü ehad' ayetindeki 'hüve' zamiri, Allah'ın zatını ve birliğini vurgulayan temel referanstır.

Sufi gelenekte 'Hû' en yüce isim olarak kabul edilir çünkü tüm sıfat ve isimlerin ötesinde, doğrudan Allah'ın özüne işaret ettiğine inanılır. Bu nedenle camilerde, tekkelerde ve dini meclislerde 'Allah Hû' veya yalnızca 'Hû' zikri yaygın bir ibadet pratiği olarak sürdürülmektedir.

Yeniden Yorumlanan Anlam

Bu bakış açısında 'Hû', mutlak varlığın tüm form ve kavramların ötesindeki tezahürünü, dile getirilemez olan özü simgeler. 'O' zamiri, tanımlanabilir her şeyin gerisindeki, isimlendirmenin ve sınıflandırmanın yetersiz kaldığı nihai gerçekliğe yapılan bir göndermedir. Hû, bilincin derinliklerinde sezilen ancak kelimelerle tam olarak ifade edilemeyen o evrensel kaynağı işaret eder.

Bu kavram, varlığın kişiselleştirilmesinin ötesine geçerek, her şeyin ardındaki tek ve bölünmez hakikate dikkat çeker. Hû'yu anlamak, düşüncenin ve dilin sınırlarını fark ederek, varoluşun özüne doğru derinleşen bir bilinç yolculuğuna çıkmaktır.

İlişkili Kavramlar

Temel İlkelerimiz

Bu platformun dayandığı dört temel yaklaşım.

Akıl ve Mantık Temelli

Kur’anı geleneksel kalıpların ve Aristo mantığının dışında, kendi iç mantığıyla anlamaya çalışıyoruz.

Kur’an Merkezli

İsrailiyat etkisini, hadis rivayetlerinin sorunlarını ve Tevrat kaynaklı anlatıları eleştirel gözle değerlendiriyoruz.

Sorgulayıcı

Sorgulamak imanın zıttı değildir. Kur’an sürekli olarak “akletme”, “düşünme” ve “tefekkür” çağrısında bulunur.

Yaşam Odaklı

Din, ölüm sonrası için değil, yaşam için bir rehberdir. Cennet ve cehennem bu dünyanın kavramlarıdır.

Arama

Sayfa, yazı veya kavram arayın.