Metodoloji

Kur'an'ın Varlık Algısı: Tanrı, Evren ve İnsan

1. Kur'an'ın Varlığa Bakışı: Soyut-Somut Ayrımının Ötesi

Niyazi Balin7 dk okuma1.248 kelimeVideoyu izle

Kur'an'ın Varlık Algısı: Tanrı, Evren ve İnsan

1. Kur'an'ın Varlığa Bakışı: Soyut-Somut Ayrımının Ötesi

Kur'an mesajı varlığa "canlı veya cansız", "soyut veya somut" şeklinde bir ayrımla bakmaz. Bu anlayışa göre:

  • Soyut olan aynı zamanda somuttur.
  • Somut olan aynı zamanda soyuttur.
  • Canlı olan aynı zamanda cansızdır.
  • Cansız olan aynı zamanda canlıdır.

Somut Varlıklar

Yer, gök, dağ, hayvanlar, insanlar, bitkiler — bunlar somut varlıklardır.

Soyut Varlıklar

Heyecan, korku, ilham, vahiy, melek, cin, şeytan — bunlar soyut varlıklardır.

Temel İlke

Kur'an mesajı bu ikisi arasında herhangi bir fark gözetmez. Hepsine gerçek varlıkmış gibi seslenir. Bunun nedeni, Kur'an'ın merkezine insanı almış olmasıdır. İnsanı etkileyen — olumlu veya olumsuz — her şey Kur'an'ın mesaj alanı içindedir.


2. Hareket Temelli Varlık Anlayışı

Kaba düzeyde bildiğimiz varlık atomlardan oluşmuştur. Ancak Kur'an mesajı atom düzeyinde değil, hareket düzeyinden bakar.

Neden Hareket?

  • Kur'an'ın hedefi insandır. Dağ, taş, toprak, gök, yer — bunların hepsi insanın hayatını anlamlandırmak ve insana mesaj vermek için kullanılan araçlardır.
  • Kur'an varlığa sıvı, gaz, katı gibi özellikler üzerinden bakmaz. Hareket üzerinden bakar.
  • Madde, hareketin yoğunlaşmış halidir. Madde üzerinden bakılırsa yanılınır; hareket üzerinden bakılırsa maddenin doğal, gerçek durumu anlaşılmış olur.

Hareketin Boyutları

  • Gözle görebildiğimiz hareketler vardır.
  • Bir de göremediğimiz, günümüzde yeni yeni keşfedilen hareketler vardır (kuant mekaniği perspektifi).
  • Hayat harekettir ve hareket bir dalga boyutudur.
  • O dalga, gözlemci olduğu an parçacığa dönüşür.
  • Asıl olan dalgadır. Önemli olan dalgayı nasıl kullanacağımızdır.
  • Dalgaya yaklaşım biçimimize göre onu şöyle veya böyle yönlendirebiliriz.

3. Söz, Düşünce ve Niyet Birer Maddedir

Kuant mekaniği perspektifinden değerlendirildiğinde:

  • Söz bir maddedir.
  • Düşünce bir maddedir.
  • Niyet bile bir maddedir.
  • Hayal bile bir maddedir.

Bu yüzden Kur'an'ın varlığa — yere, göğe, suya, ateşe — seslenmesi sembolik görünse de, söz bir madde olduğu için gerçek bir etkileşimdir.

"Ameller niyetlere bağlıdır" ilkesi

Bu çok somut bir gerçekliktir. Niyet bir varlıktır, sonuçları olan bir gerçekliktir.


4. Madde ve Düşünce İlişkisi

Madde, düşüncenin yoğunlaşmış halidir.

"Düşünce mi maddeyi üretiyor, madde mi düşünceyi üretiyor?" tartışması gereksiz bir kısır döngüdür. Çünkü:

  • Bir dalga boyutu vardır.
  • Gözlemci varsa dalga parçacığa dönüşür. Yoksa dalga devam eder.
  • Hareket ve madde, düşünce ve madde birbirini üreten bir mekanizmadır.
  • Birisinin diğerine önceliği söz konusu değildir.
  • Birbirini üreten bir sistemden bahsedilmektedir.

Kur'an'ı bu sistem dahilindeki varlık anlayışıyla okumak gerekir. Bu varlık anlayışı kavranmazsa okuma da problemli olur.


5. Kur'an'da Sembolik Anlatım Örnekleri

Yere ve Göğe Seslenme

"Yere, göğe: Ayrılın, gelin" denilmesi — yer ve gök bu sözü literal olarak anlamaz. Burada iki farklı anlayışa, toplumda iki farklı kesime seslenilmektedir: İnananlar ve inanmayanlar. İnananlar isteyerek, inanmayanlar istemeyerek gelirler. Kur'an'da soyut ve somut ayrımı yapmadan okumak gerekir.

Nuh Tufanı Sonrası

Yağmura "suyunu tut", toprağa "suyunu yut" denilmesi — su, yer ve gök literal olarak sözden anlamaz. Ancak kuant mekaniği perspektifinden sözün de bir madde olduğu ve sonuçları olduğu bilinmelidir.

Ateşe "Serin ve selamet ol" Denilmesi

Yine sembolik görünse de, aynı ilke çerçevesinde değerlendirilebilir.


6. Doğal Afetler İlahi Ceza Değildir

Geleneksel Yanlış Anlayış

Geçmiş ulema, peygamberlerin mesajlarına olumlu cevap vermeyen milletlerin doğal afetlerle cezalandırıldığını yorumlamıştır. Bu tamamen yanlış ve çarpık bir anlayıştır.

Neden Yanlış?

  1. Allah bir topluluğu ıslah etmek isterse doğal afetle terbiye etmesine ihtiyaç yoktur.
  2. Firavun toplumu örneğinde: Firavun'a hiçbir şey olmadı, masum insanlar ve çocuklar öldü. Çocukların ne suçu vardır?
  3. Doğal afetler mümin-kafir ayrımı yapmaz.

Doğru Okuma: Araf 133 Örneği (Mısır Halkına Verilen Belalar)

Tufan, çekirge sürüleri, haşere, kurbağalar ve kan — bunların hepsi Mısır coğrafyasının doğal gerçekleridir:

  • Tufan: Nil nehri her zaman taşar, bugün de taşar. Buna tufan denir.
  • Çekirge sürüleri: Bugün de var, bitkileri yiyip bitiriyor.
  • Haşereler: Bugün de var.
  • Kurbağalar: Doğal denge bozulduğunda hayvanların yaşam alanları daralır, evlere kadar girerler.
  • Kan: Bitkisel nedenlerle veya toprak kaymasından dolayı suya karışan toprak, kan rengine dönüşür.

Ayetin Gerçek Mesajı

Ayetin sonundaki anahtar cümle: "Büyüklük tasladılar ve suçlu bir kavim oldular."

Bir topluluk büyüklük taslarsa, hiçbir uyarıyı, öneriyi, öğretiyi dinlemezse, gururlarına kapılırlarsa — başlarına gelecek felaketler doğal, rutin felaketlerdir. Ancak söz dinlemeyen bir topluluk bu felaketlere karşı tedbir alamaz, hazırlıksız yakalanır. Böylece kendi kendilerine zarar vermiş, suç işlemiş ("mücrim") olurlar.


7. Depremler ve Doğal Afetlere Bakış

Deprem, hayatın ve doğanın bir rutinidir. Varlığın davranış biçimidir. Allah'ın insanlara verdiği bir ceza değildir.

Yapılması Gereken

  • Tedbir almak, önlem almak gerekir.
  • Erken uyarı sistemleri devreye girmeli, önlemler ciddi boyutlara ulaşmalıdır.
  • Önlemi söyleyenler uzmanlardır.
  • Önlem almazsan, toplum olarak kendine karşı suç işlemiş olursun.

Doğal Afetlerin Gerçekliği

Fırtına çıktığında, tsunami olduğunda, deprem olduğunda doğa şöyle davranmaz: "Şurası müminin evidir, buradan esmeyeyim. Şurası şeyhin evidir, depremden koruyayım." Böyle bir davranış yoktur ve olmaz.

  • Fırtına eser geçer — kafiri ve mümini dinlemez.
  • Deprem sarsılır — kafiri ve mümini dinlemez.
  • Yıldırımlar da böyledir.
  • Tsunamiler mümin, münafık, kafir diye ayrım yapmaz.

Herkes, akıl kullanabildiği, ilme ve uyarılara uyabildiği derecede korunur.


8. Allah Kimsenin Koruyucusu (Bodyguard'ı) Değildir

Temel İlke

Allah özel koruma yapmaz hiç kimseye. Böyle bir Allah anlayışı Kur'an'ın anlayışı değildir.

Kur'an'ın Söylediği

Kim öngörülen ve tebliğ edilen, bildirilen, uyarılan prensiplere göre yaşar ve onu hayatına geçirirse, o yaptığı işin sonucunu yaşar. "Ekstradan yardım ederim" diye bir şey yoktur. Kim ilkelere, prensiplere uyarsa, uyduğu derecede olumlu veya olumsuz sonuçlarıyla karşılaşır.

Ayet

"İnsan için ancak ve ancak onun yaptığıdır."

Peygamber Örneği

Hendek Savaşı'nda neden hendek kazıldı? Neden tedbir alındı? Uhud'ta okçulara neden "siz burada durun" diye strateji belirlendi? Madem Allah kafirleri yerle bir edecekse bunlara ne gerek var? Böyle bir anlayış yoktur. İnsan kendi tedbirini almak zorundadır.

Bireysel ve Toplumsal Sorumluluk

Başına gelen her şeyin sorumlusu insanın kendisidir — hem birey olarak hem toplum olarak. Olumsuzlukların müsebbibi insanların kendileridir. Bu nedenle düşünmek, akletmek ve değerlendirmek zorunludur.


9. Yasin 36:40 — Yörüngeler ve İnsan Hayatı

Ayet

"Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir."

Kozmolojik Gerçeklik

  • Ay ve güneşin yörüngesinde herhangi bir sapma veya kayma olursa, yerkürede gece-gündüz dengesi bozulur.
  • Örneğin geceler 20 saat, gündüzler 4 saat olsa hem bitkisel hayat hem de insan hayatı altüst olur, yaşam mümkün olmaz.

Organik Bağ İlkesi

Gök cisimleriyle yerküre ve bütün galaksiler — her şey birbirine adeta organik bir bağla bağlıdır. Bir yerdeki herhangi bir sapma, diğer yeri dalga dalga etkileyerek değiştirebilir.

Kelebek Etkisi

Japonya kıyılarında bir kelebek kanat çırparsa, suda meydana getireceği dalgalanma Amerikan kıyılarında tsunamiye dönüşebilir. Her şey birbirini etkilemektedir — olumlu veya olumsuz.

İnsana Yönelik Mesaj

Bu ayet nihayetinde insana seslenmektedir:

  • Havadan, sudan, rüzgardan, çevreden, arkadaşlardan — bir şekilde etkileniriz. Etkilenmemek mümkün değildir.
  • Etkilendiğimiz oranda yaşam koşullarımız değişir.
  • Bize gelen duygular, düşünceler, korkular, umutlar, sevinçler, telaşlar dünya dışı bir yerden gelmiyor. Birbirimizi etkileyerek, insani dalgalarımız diğerini etkiliyor. O diğeri bir başkasını etkiliyor. Böylece ya kaos, ya düzen, ya güzellik meydana geliyor.
  • Güneş ve ayın yörüngesindeki değişim nasıl gece-gündüz dengesini bozuyorsa, bu günlük bireysel hayata da vurgu yapmaktadır: Arkadaşlar, bulunulan yer, yenilen-içilen her şey yaşam biçimini olumlu veya olumsuz belirler.

Yörünge Metaforu

İnsanlar da ay ve güneş gibidir: Yaşam yörüngesi ilkesiz, prensipsiz, rastgele bir yaşam biçimini benimserse sonuçlarına katlanması gerekir. Benimsenen bir ilke yoksa veya o ilkede tavizsiz ve düzenli devam edilmiyorsa, günün birinde o düzen ve ilke çiğnendiğinde sonuçları acı olur.


10. Alemlerin Rabbi Kavramı — Şuara 26:24

Ayet

"O göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir. Kesin olarak inanacaksınız."

Anlam

  • Alemler bir bütündür.
  • Alemlerin varoluşu, yaşam biçimi ve devamı tek bir ilkeye bağlıdır.
  • Bilim dünyasının tanımladığı dört temel kuvvet vardır: güçlü kuvvet, zayıf kuvvet, elektromanyetik kuvvet ve kütle çekim kuvveti.
  • Ancak Kur'an perspektifinden tek kuvvet söz konusudur.
  • "Alemlerin Rabbi" bir varlık değil, bir ilkedir.
  • Evren tek bir ilkeyle yönetilmektedir. Bu ilkeyi bilmek ve anlamak gerekir.

11. Kur'an'ı Doğru Okuma İlkeleri (Özet)

  1. Soyut-somut ayrımı yapmadan okumak gerekir. Kur'an madde ve mana ayrımının ötesine geçen bir üsluba sahiptir.
  2. Bu üslup anlaşılmazsa Kur'an anlaşılamaz. Aksi halde mesaj, "eskilerin hikayesi" olarak okunur geçilir.
  3. Kur'an'ın merkezinde insan vardır. Tüm doğa anlatımları insana mesaj vermek içindir.
  4. Hareket temellidir. Varlık madde üzerinden değil, hareket üzerinden değerlendirilir.
  5. Düşünce ve madde birbirini üretir. İkisi arasında öncelik yoktur; birbirini üreten bir sistemdir.
  6. Doğal afetler ceza değildir. Doğanın ritmidir; insanın sorumluluğu tedbir almaktır.
  7. Allah özel koruma sağlamaz. İnsan, prensiplere uyduğu derecede sonuçlarıyla karşılaşır.
  8. Her şey birbirini etkiler. Kozmik düzenden bireysel hayata kadar organik bir bağ vardır.
  9. İlkeli ve yörüngeli yaşam esastır. Prensipsiz yaşam, kaçınılmaz olumsuz sonuçlar doğurur.
  10. Alemlerin Rabbi bir ilkedir. Evren tek bir ilkeyle yönetilir; bu ilkeyi kavramak Kur'an'ı anlamanın temelidir.

İlgili Yazılar

Metodoloji

Kur'an'da Sembolizm, Adem Kavramı ve İsimlerin Öğretilmesi

Kur'an'daki kıssalar (Musa'nın denizi yarması, İbrahim'in ateşe atılması, Nuh'un gemisi vb. ) tarihsel olarak gerçekten yaşanmış olaylar olarak değil, sembolik anlatımlar (misaller) olarak değerlendirilmelidir. Bu hikayeler insanlığın ortak deneyimlerinden beslenen, insanları etkileyen anlatılardır.

Niyazi Balin10 dk21 kavram
Temel Kavramlar

RAB KAVRAMI: KURAN PERSPEKTİFİNDEN KAPSAMLI BİR ANALİZ

Rab sözcüğü sözlükte şu anlamlara gelir: Rab sözcüğü Kur'an'da 962 yerde geçmektedir. Bu denli yoğun kullanım, kavramın önemini kendiliğinden ortaya koymaktadır. Araplar günlük dilde "Rabbül beyt" (evin rabbi) ifadesini kullanırlar.

Niyazi Balin8 dk21 kavram
Manifesto

Kur'an Mantığı, Din Anlayışı ve Düşünce Sistemi

Bu belge; mevcut din anlayışının sorunlarını, Aristo mantığı ile Kur'an mantığı arasındaki temel farkları, "mucize" kavramının eleştirisini, Kur'ani kavramların doğru anlaşılması gerekliliğini ve düşünce temelli yeni bir yaklaşım çağrısını kapsamaktadır. Bugünkü yaygın din anlayışı; namaz, ibadet ve ritüelleri merkezine alan, bunları "öbür dünya" endeksli bir yaşam biçimine indirgeyen bir yapıdadır. Bu anlayışta din, bu dünya için değil, ölüm sonrası için yaşanır.

Niyazi Balin10 dk23 kavram
VarlıklarMelek Kavramı

Melek Kavramı — Kapsamlı Bilgi Dosyası (Bölüm 1)

Varlıklar iki temel kategoriye ayrılır: Hükmi varlıklar dış dünyada bağımsız gerçek varlıklar olarak mevcut değildir. Bunlar algısal gerçeklerdir, zihinsel değerlerdir. Gerçek varlıkların iman edilmesine ihtiyaç yoktur — dağ vardır, dağa iman etmeye gerek yoktur; nehir vardır, nehre iman etmeye lüzum yoktur.

Niyazi Balin12 dk24 kavram

Temel İlkelerimiz

Bu platformun dayandığı dört temel yaklaşım.

Akıl ve Mantık Temelli

Kur’anı geleneksel kalıpların ve Aristo mantığının dışında, kendi iç mantığıyla anlamaya çalışıyoruz.

Kur’an Merkezli

İsrailiyat etkisini, hadis rivayetlerinin sorunlarını ve Tevrat kaynaklı anlatıları eleştirel gözle değerlendiriyoruz.

Sorgulayıcı

Sorgulamak imanın zıttı değildir. Kur’an sürekli olarak “akletme”, “düşünme” ve “tefekkür” çağrısında bulunur.

Yaşam Odaklı

Din, ölüm sonrası için değil, yaşam için bir rehberdir. Cennet ve cehennem bu dünyanın kavramlarıdır.

Arama

Sayfa, yazı veya kavram arayın.