Ana içeriğe geç
Temel Kavramlar

RAB KAVRAMI: KURAN PERSPEKTİFİNDEN KAPSAMLI BİR ANALİZ

1. RAB SÖZCÜĞÜNÜN SÖZLÜK ANLAMI

Niyazi Balin8 dk okuma1.301 kelimeVideoyu izle

RAB KAVRAMI: KURAN PERSPEKTİFİNDEN KAPSAMLI BİR ANALİZ

1. RAB SÖZCÜĞÜNÜN SÖZLÜK ANLAMI

Rab sözcüğü sözlükte şu anlamlara gelir:

  • Sahip
  • Islah eden
  • Terbiye eden (Mürebbi/Mürebbiye sözcükleri de bu kökten türer: mürebbi = erkek terbiye eden, mürebbiye = kadın terbiye eden)
  • Eğiten, öğreten
  • Efendi
  • Hükümdar
  • Bazı bağlamlarda "tanrı" anlamında da kullanılır

Rab sözcüğü Kur'an'da 962 yerde geçmektedir. Bu denli yoğun kullanım, kavramın önemini kendiliğinden ortaya koymaktadır.

Araplar günlük dilde "Rabbül beyt" (evin rabbi) ifadesini kullanırlar. Bu, Türkçedeki "evin reisi" anlamına gelir. Dolayısıyla Rab kavramı Kur'an'da her zaman doğrudan Allah'a nispet edilmez; farklı bağlamlarda farklı anlamlarda kullanılabilir.


2. KUR'AN'DA RAB KAVRAMININ OLUMSUZ KULLANIMI

Firavun Örneği (Naziat Suresi)

Firavun "Ben sizin en yüce rabbinizim" demiştir. Kur'an bu mesajı eleştiri amacıyla aktarır; olumlu bir bildiri olarak değil. Tarih boyunca krallar, yöneticiler, ustalar ve büyükler kendilerini "Rab" diye tanıtmışlardır. Bu tanıtma iki şekilde olmuştur:

  1. "Ben tanrıyım" demeye getirenler
  2. "Ben sizin en iyi yöneticinizim, en adil hükümdarınızım" şeklinde kullananlar

İbrahim Peygamber ve Gök Cisimleri (Enam 76-79)

İbrahim Peygamber karanlık basınca bir yıldızı görüp "Rabbim budur" demiş, yıldız kaybolunca aya bakıp "Rabbim bu, daha parlaktır" demiş, ay da kaybolunca güneşe yönelip "Rabbim budur" demiştir. Bu anlatım, toplumda gök cisimlerinin Rab (Tanrı anlamında) kabul edildiğini gösterir.

Sadece gök cisimleri değil; büyük dağlar, yanardağlar ve insanların ulaşamayacağı güç odakları da Rab kabul edilmiştir.

İbrahim Peygamber sonunda şöyle demiştir: "Ey kavmim! Ben sizin şirk koştuğunuz şeylerle hiçbir ilgim yoktur." Kur'an'ın mesajı şudur: Gerek gök cisimleri gerek yeryüzündeki güç odakları ve güç merkezlerinin Rab olduğu reddedilmektedir ve bu inanış şirk kabul edilmektedir.

Enam 79: "Gerçek şu ki ben bir muvahhit olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratana çevirmiş bulunmaktayım ve ben müşriklerden değilim."

Firavun-Musa İlişkisi (Araf 120-123)

Sihirbazlar, Musa Peygamber'in ilim ve hikmet babında ortaya koyduğu performans karşısında secdeye kapanmıştır. Buradaki secde, namaz kılma anlamında değil; "eyvallah, evet sen doğru söylüyorsun" anlamında bir teslimiyettir.

Sihirbazlar şöyle demişlerdir: "Biz alemlerin Rabbine inandık. Musa'nın ve Harun'un Rabbine."

Bu ifade önemli bir ayrıntı ortaya koyar: Sadece tek bir Rab anlayışı yoktur; çok ve çeşitli Rab anlayışlarından söz edilebilir. İnsanlar farklı şeylere Rab diye inanmışlardır. Kur'an bu çoğul inanışları aktarır ve yalnızca doğru olanı kabul eder.

Firavun'un tepkisi ise: "Bana inanıyordunuz önce. Şimdi Musa ve Harun'un Rabbine mi inanıyorsunuz?" şeklindedir.

Heykeller ve Somutlaştırma

İnsanlar güç odaklarını Rab kabul ettikten sonra bunların temsilî heykellerini de yapmışlardır. Kendilerine sorulduğunda "Biz bu heykele tapmıyoruz, asıl Rab güneştir/şu güçtür; bu heykel onun yeryüzündeki sembolik temsilcisidir" demişlerdir.

İnsanlığın çok somut bir dünyası vardır: Görülene, duyulana, dokunulana inanır. Soyut bir Tanrı/Rab anlayışına yatkın değildir. Soyut Rab anlayışı yalnızca düşünen ve akleden azınlığa aittir.


3. RAB KAVRAMININ TANIMI

Bireyin yaşam biçimini belirleyen sosyal, ekonomik, siyasal, sanatsal — bütün alanlardaki ilke ve prensipler, o bireyin Rabbidir.

Temel Özellikler:

  • Rab bir varlık değil, bir algı, bir düşünce, bir anlayış biçimidir.
  • Rab kavramı varlığa izafe edilmiştir (örneğin Firavun "Ben rabbinizim" derken, Rab kavramının içini kendi algısıyla doldurmuştur).
  • Herkesin bir Rab anlayışı vardır (veya olmalıdır).
  • Rab anlayışı standart, değişmez bir seviye değildir; gelişir ve üst seviyelere çıkabilir.

4. HZ. MUHAMMED'İN RAB ANLAYIŞI VE İLK VAHİY (ALAK SURESİ 1-2)

Ayetin Analizi

"Yaratan Rabbin adıyla oku. O insanı bir alakadan yarattı."

Bu mesaj Hz. Muhammed'e ulaştığında, onun zaten bir Rab anlayışına sahip olduğu anlaşılır. Çünkü vahiy, muhatabın bilmediği ve anlamadığı bir kavram üzerinden gelmez.

Hz. Muhammed'in Rab Anlayışının Kaynağı

Peygamberlik misyonuna başlamadan çok önce (kaynaklara göre 6 ay, ancak muhtemelen seneler öncesinden) Hz. Muhammed:

  • Sorgulayan bir karaktere sahipti
  • Her şeye kulak veren biriydi (Kur'an'da "kulak" lakabıyla anılır)
  • Rüyalar görüyor ve bunları anlamlandırıyordu
  • Rüyaları gün gibi aşikâr biçimde gerçekleşiyordu

Hz. Muhammed'in o aşamadaki Rabbi: İnsanlardan duyduğu bilgiler, gördüğü rüyalar, bu rüyaların yorumlanması ve gerçek hayata intikal etmesi sürecinin bütünüdür. Bu süreç onun zihnini terbiye etmiştir.

"Rabbin adıyla oku" demek: "Seni Hira mağarasına getiren bu süreç senin Rabbindir. Bu anlayışla devam et" demektir.

Rüyalardan Hayatın Yorumlanmasına

Hz. Muhammed rüyalarını yorumlamayı öğrenmiş, rüya yorumlamasından hayatın yorumlanmasına geçmiştir. Olayları ve olguları yorumlamayı rüyalarından öğrenmiştir.

"Okumasını Bilmem" Meselesi

"Rabbin adıyla oku" dendiğinde okunacak bir şeyin var olduğunu biliyordu. "Okumasını bilmem" ifadesi, okunacak şeyin varlığını kabul edip yöntemi/usulü bilmediğini ifade eder. "Rabbin adıyla" demek: "Bugüne kadar oluşturduğun düşünce ve yorumlama biçimini, o yöntemi devam ettir" demektir.


5. ALAK (İLGİ) KAVRAMI VE ZİHİNSEL YARATILIŞ

Alak Sözcüğünün Anlamı

Lügatta "alak" maddesi:

  • Yapışıp ilişmek
  • Ruhani ve manevi olarak aşk ve sevgi manasına gelir
  • Özünde "ilgi" demektir

Ayetteki Yaratılış Biyolojik Değil Zihinseldir

"O insanı bir alakadan yarattı" ayetinde insanın biyolojik yaratılmasından söz edilmez. Buradaki yaratılış zihinsel ve algısaldır. Zaten ayet "oku" diye başlar; yaratılmış insana hitap edilmektedir.

"Bir alakadan yarattı" demek: Kişinin algısal ve zihinsel yaratılışı, ilgi ve alaka duyduğu değerler üzerinden şekillenir.

İlgi Alanının Belirleyiciliği

Neye ilgi ve alaka duyulursa, bir müddet sonra o şey kişiyi yönlendirir, yönetmeye başlar ve hatta kişinin Rabbi olur. İlgi alanı, zihin ve algı dünyasını şekillendirir; bu alan üzerinden bir Rab anlayışına ulaşılır.

Örnek: Siyasi iktidar sahibi olmak isteyen kişinin ilgi alanı odur ve o alan onu terbiye eder. Terbiye ettiği için de Rabbi olur.


6. RAB ANLAYIŞININ GELİŞİMİ: RAB'DEN ALLAH'A

Rab Anlayışı Gelişir

Rab anlayışı sabit kalmaz, gelişebilir ve üst seviyelere çıkabilir.

Kur'an'dan Deliller

Mümin 28: Firavun ailesinden imanını gizleyen mümin bir adam: "Rabbim Allah'tır dediği için bu adamı öldürecek misiniz?"

Hac Suresi: "Onlar, 'Rabbimiz Allah'tır' demelerinden başka bir sebep olmaksızın haksız yere yurtlarından kovuldular."

Fussilet 30: "Gerçekten de 'Rabbimiz Allah'tır' dedikten sonra dosdoğru hareket edenlere melekler iner: Sakın korkmayın ve mahzun olmayın. Size vadedilen cennetle müjdelenin."

Peygamberin Rab Anlayışının Evrimi

Hz. Muhammed'in ilk vahiy aldığı dönemdeki Rab anlayışı, zihinsel ve algısal gelişimiyle birlikte evrilmiş ve onun Rabbi Allah olmuştur. Bu yalnızca ona özgü değildir: Herhangi bir kişinin Rab idrakı ve anlayışı gelişirse, Rabbi Allah olur.


7. RAB İLE ALLAH ARASINDAKİ FARK

Rab ile Allah arasında içerik anlamında fark vardır. Şu beş kavram genellikle Müslüman dünyada hepsi "Allah'tır" diye eşitlenir, ancak bunlar farklı fonksiyonlar icra ederler:

  1. Rab
  2. Alemlerin Rabbi
  3. Allah
  4. Hu (O)
  5. Biz

Bu kavramların her biri yaşamda farklı fonksiyonlar icra eder. Hepsi Allah kavramı içerisinde değerlendirilemez. Dolaylı olarak Allah'a raci kılınabilir (yönlendirilebilir), ancak bire bir Allah değildir:

  • Hu, Allah değildir.
  • Allah, Hu değildir.
  • Rab, Allah değildir.
  • Allah, Rab değildir.

Bu kavramların içeriği açıldıkça Kur'an anlayışı çelişkisiz ve dosdoğru hale gelir.


8. GÜNLÜK YAŞAMDA RAB BİLİNCİ

Kendinize Sormanız Gereken Sorular

  • Benim Rabbim kimdir ve nedir?
  • Rabbim neyi bilir? Hangi bilgiye sahiptir?
  • Rabbim bir varlık mıdır? Göze görünmez bir şey midir?
  • Alemlerin Rabbi ile Rab kavramı arasında fark var mıdır?

Çeşitli Rab Örnekleri

Kişinin hayatını biçimlendiren temel ilke ne ise, o kişinin Rabbidir:

  • Para ve parasal güç: Hayatı biçimlendiren temel ilke buysa, kişinin Rabbi paradır.
  • Eğlence dünyası: Hayat buna göre ayarlanmışsa, Rabbi eğlencedir.
  • Siyasi ideoloji: Yaşam biçimini belirleyen komünist öğreti veya herhangi bir siyasi doktrin, kişinin Rabbi olabilir.
  • Ana-baba: Bazılarının Rabbi annesi veya babasıdır.
  • Mafyatik ilkeler: Hayatını mafyatik ilkelere göre belirleyen kişinin Rabbi o ilkelerdir.

Peygamberlerin Rab ile Duası

Kur'an'da bütün peygamberler Rab sözcüğüyle dua ederler:

  • Eyyüp Aleyhisselam
  • Musa Peygamber: "Rabbi erini" (Ya Rabbi, görünüver ki göreyim)
  • Adem Aleyhisselam: "Rabbena zalemna enfüsena" (Rabbimiz, biz kendimize zulmettik)

Peygamberler Rab ismiyle dua eder çünkü o Rab anlayışı onların özel dünyasıdır. Herkesin Rab anlayışı onun özel dünyasıdır.


9. RABBİN RAB OLABİLMESİNİN ŞARTLARI

Herhangi bir anlayışın (ister mafyatik, ister siyasi, ister ekonomik, ister aile kökenli) gerçek anlamda Rab olabilmesi için:

  1. Tartışmasız benimsenmesi gerekir.
  2. İlke bazında içselleştirilmesi gerekir.

Bu iki şart yoksa, kişinin Rabbi "heva ve heves" olur — günübirlik, kararsız, prensipsiz bir yaşam.


10. RAB BİLİNCİNİN ZORUNLULUĞU VE SONUÇLARI

Rabbi Olmayanın Durumu

  • Rabbi olmayanın ruhu yoktur. (Rab ile ruh birbiriyle ilişkilidir.)
  • Rabbi olmayanın aklı da yoktur.
  • Rabbi olmayanın ilmi de yoktur.
  • Rabbi olmayanın yaşamsal başarısı söz konusu olmaz.
  • Algısal gelişimi, zihinsel performansı ve hafıza gücü gelişmez.
  • Çünkü prensipsizdir, ilkesizdir, rastgele yaşamaktadır.

Rabbi Olanın Durumu

  • Rab bilinci, ilkeli ve prensipli bir yaşam biçimini gerektirir.
  • Rabbi olan, o konuda ve o alanda başarılı olur.
  • Sanayiciler, ticaret erbabı ve güçlü yapılar incelendiğinde; hepsinin tavizsiz bir anlayışa, kendilerine ait bir Rab anlayışına sahip oldukları ve bundan asla taviz vermedikleri görülür.

Milyonların Durumu

Milyonların bencilliği, cehaleti, bilgisizliği ve ilkelliği onların Rabbidir. Bu seviyedeki bir insan istediği kadar "Ya Rabbi" desin, bu hoş bir laftan öteye geçmez; cevap gelmez.


11. SONUÇ: RAB BİLİNCİNE ULAŞMA ZORUNLULUĞU

Bir Rab bilincine ulaşmak zorunludur. Bu Rab anlayışı:

  • İster alemlerin Rabbi kavramıyla eşdeğer olsun
  • İster "Benim Rabbim Allah'tır" diyebilinceye kadar bir yürüyüşü gerektirsin

Her iki durumda da değişmeyen prensiplere göre yaşamak, belirli ilkelere sahip olmak ve bu ilkeleri içselleştirmek şarttır.

Rab bir varlık değil; bir bilinç, bir algı, bir anlayış biçimidir. Her insanın kendi Rabbini tanıması, sorgulaması ve bu bilinçle yaşaması gerekmektedir.

İlgili Yazılar

Metodoloji

Kur'an'da Sembolizm, Adem Kavramı ve İsimlerin Öğretilmesi

Kur'an'daki kıssalar (Musa'nın denizi yarması, İbrahim'in ateşe atılması, Nuh'un gemisi vb. ) tarihsel olarak gerçekten yaşanmış olaylar olarak değil, sembolik anlatımlar (misaller) olarak değerlendirilmelidir. Bu hikayeler insanlığın ortak deneyimlerinden beslenen, insanları etkileyen anlatılardır.

Niyazi Balin10 dk21 kavram
MetodolojiKur'an ve Sembolizm

Kur'an ve Sembolizm — Bölüm 1

Bu belge, Kur'an'ın sembolik dili, mecazi ifadeleri, temel kavramları ve ayetlerin yorumlanma biçimlerine dair kapsamlı bir bilgi kaynağıdır. Kur'an mesajını anlama, sembolik dili çözümleme ve ayetleri hayatın gerçekliği içinde değerlendirme yaklaşımını temel alır. Kur'an, mesajlarında son derece güçlü bir sembolik dil kullanır.

Niyazi Balin12 dk22 kavram
VarlıklarMelek Kavramı

Melek Kavramı — Kapsamlı Bilgi Dosyası (Bölüm 1)

Varlıklar iki temel kategoriye ayrılır: Hükmi varlıklar dış dünyada bağımsız gerçek varlıklar olarak mevcut değildir. Bunlar algısal gerçeklerdir, zihinsel değerlerdir. Gerçek varlıkların iman edilmesine ihtiyaç yoktur — dağ vardır, dağa iman etmeye gerek yoktur; nehir vardır, nehre iman etmeye lüzum yoktur.

Niyazi Balin12 dk24 kavram
Manifesto

Kur'an Mantığı, Din Anlayışı ve Düşünce Sistemi

Bu belge; mevcut din anlayışının sorunlarını, Aristo mantığı ile Kur'an mantığı arasındaki temel farkları, "mucize" kavramının eleştirisini, Kur'ani kavramların doğru anlaşılması gerekliliğini ve düşünce temelli yeni bir yaklaşım çağrısını kapsamaktadır. Bugünkü yaygın din anlayışı; namaz, ibadet ve ritüelleri merkezine alan, bunları "öbür dünya" endeksli bir yaşam biçimine indirgeyen bir yapıdadır. Bu anlayışta din, bu dünya için değil, ölüm sonrası için yaşanır.

Niyazi Balin10 dk23 kavram

Temel İlkelerimiz

Bu platformun dayandığı dört temel yaklaşım.

Akıl ve Mantık Temelli

Kur’anı geleneksel kalıpların ve Aristo mantığının dışında, kendi iç mantığıyla anlamaya çalışıyoruz.

Kur’an Merkezli

İsrailiyat etkisini, hadis rivayetlerinin sorunlarını ve Tevrat kaynaklı anlatıları eleştirel gözle değerlendiriyoruz.

Sorgulayıcı

Sorgulamak imanın zıttı değildir. Kur’an sürekli olarak “akletme”, “düşünme” ve “tefekkür” çağrısında bulunur.

Yaşam Odaklı

Din, ölüm sonrası için değil, yaşam için bir rehberdir. Cennet ve cehennem bu dünyanın kavramlarıdır.

Arama

Sayfa, yazı veya kavram arayın.