Ana içeriğe geç

Hükmî Varlık

Zihinsel gerçeklik ve algısal değer dünyası

Geleneksel Anlam

Hükmî varlık, fiziksel bir karşılığı olmayan ancak hukuken veya toplumsal uzlaşıyla var kabul edilen soyut kavramları ifade eder. Tüzel kişilik, alacak hakları, fikri mülkiyet gibi kavramlar hükmî varlığın klasik örnekleridir. İslam hukukunda hükmî varlık, elle tutulamayan ancak hukuki sonuçlar doğuran değerleri kapsar.

Bu kavram, maddi olmayan hakların ve yükümlülüklerin tanınması için geliştirilmiş temel bir fıkhi araçtır.

Yeniden Yorumlanan Anlam

Hükmî varlık, insan zihninin yarattığı ve toplumsal mutabakatla gerçeklik kazanan soyut yapıların tamamını kapsayan derin bir kavramdır. Para, devlet, hukuk, ahlak kuralları ve hatta din kurumlarının kendisi birer hükmî varlıktır; fiziksel dünyada somut karşılıkları yoktur ancak insan bilinci onları gerçek kılar. Bu kavram, insanın anlam üreten bir varlık olduğunu ve gerçekliğin önemli bir kısmını zihinsel olarak inşa ettiğini gösterir.

Bilinç temelli bir bakış açısıyla, kutsal kabul edilen pek çok kavramın da aslında hükmî varlık kategorisinde olduğu fark edilir. Hükmî varlık kavramını derinlemesine anlamak, maddi gerçeklik ile zihinsel gerçeklik arasındaki sınırı sorgulamak ve insan bilincinin yaratıcı gücünü keşfetmek demektir.

İlişkili Kavramlar

Temel İlkelerimiz

Bu platformun dayandığı dört temel yaklaşım.

Akıl ve Mantık Temelli

Kur’anı geleneksel kalıpların ve Aristo mantığının dışında, kendi iç mantığıyla anlamaya çalışıyoruz.

Kur’an Merkezli

İsrailiyat etkisini, hadis rivayetlerinin sorunlarını ve Tevrat kaynaklı anlatıları eleştirel gözle değerlendiriyoruz.

Sorgulayıcı

Sorgulamak imanın zıttı değildir. Kur’an sürekli olarak “akletme”, “düşünme” ve “tefekkür” çağrısında bulunur.

Yaşam Odaklı

Din, ölüm sonrası için değil, yaşam için bir rehberdir. Cennet ve cehennem bu dünyanın kavramlarıdır.

Arama

Sayfa, yazı veya kavram arayın.