Ana içeriğe geç

Tûr Dağı

Derin tefekkür ve aydınlanma deneyiminin sembolü

Geleneksel Anlam

Tûr Dağı, Hz. Musa'nın Allah ile konuştuğu ve ilahi tecelliye şahit olduğu kutsal dağdır. Musa, kırk gün kırk gece bu dağda kalarak Allah'tan Tevrat'ı almıştır.

Musa 'Ya Rabbi, bana kendini göster' dediğinde dağ parçalanmış ve Musa bayılmıştır. Tûr Dağı, İslam geleneğinde en mukaddes mekanlardan biri olarak kabul edilir ve bazı rivayetlere göre fiziksel olarak Sina Yarımadası'ndadır. Allah'ın dağda tecelli etmesi, ilahi gücün büyüklüğünü gösteren olağanüstü bir olay olarak anlatılır.

Yeniden Yorumlanan Anlam

Tûr Dağı, derin tefekkür, iç hesaplaşma ve aydınlanma deneyiminin sembolüdür. Musa'nın dağdaki tecelli deneyimi, kişinin yerleşik ön yargılarının, kültür kaynaklı kabullerinin ve eski inanç kalıplarının yıkılarak yeni bir bilinç düzeyine ulaşması sürecini anlatır. Dağın parçalanması, Musa'nın zihin dünyasındaki kökleşmiş ve dağlar gibi büyümüş ön yargıların çöküşünü temsil eder.

Musa'nın bayılması ise bu köklü dönüşümün insanda yarattığı sarsıntı ve şaşkınlığı simgeler. Tûr Dağı deneyimi, her insanın kendi iç yolculuğunda yaşayabileceği, eski benliğinin yıkılıp yeni bir anlayışla yeniden doğduğu aydınlanma sürecidir.

İlişkili Kavramlar

Temel İlkelerimiz

Bu platformun dayandığı dört temel yaklaşım.

Akıl ve Mantık Temelli

Kur’anı geleneksel kalıpların ve Aristo mantığının dışında, kendi iç mantığıyla anlamaya çalışıyoruz.

Kur’an Merkezli

İsrailiyat etkisini, hadis rivayetlerinin sorunlarını ve Tevrat kaynaklı anlatıları eleştirel gözle değerlendiriyoruz.

Sorgulayıcı

Sorgulamak imanın zıttı değildir. Kur’an sürekli olarak “akletme”, “düşünme” ve “tefekkür” çağrısında bulunur.

Yaşam Odaklı

Din, ölüm sonrası için değil, yaşam için bir rehberdir. Cennet ve cehennem bu dünyanın kavramlarıdır.

Arama

Sayfa, yazı veya kavram arayın.